Ders Calisma

ÇOCUĞUNUZ NASIL BİR ORTAMDA DERS ÇALIŞMALI?

Berna Kasapoğlu Serdarlı

Eğitim, Okul, ÖğrenciDers Çalışma Ortamı

Çocuğunuz eğitim sistemi gereği her gün okuldan eve geldikten sonra belirli bir süreyi derslerine, ödevlerine ayırmalı. Bu gerekli mi gereksiz mi, doğru mu yanlış mı, ayrı bir tartışma konusu. Hem de çok uzun ve karmaşık bir konu. Benim fikrimi sorarsanız, günde 8 saat, haftada 5 gün okulda öğretilemeyen neyi biz evde öğreteceğiz? Peki diyelim ki basit ders tekrarı yapılacak, o esnada ortam nasıl olmalı?

Eve geliş ile yatış arasında derse ayrılan zamanın verimli kullanılması hem çocuğumuzun hem bizim elimizde. Her anne ve baba evde çocuğunun öğrenci koçu olabilir. Önemli ama basit bilgilerle çocuğumuzun 5.5 yaşında başlayıp 24’lere kadar devam edecek öğrencilik hayatına sihirli dokunuşlarda bulunabiliriz.

İşte bunlardan biri: Çocuğumuzun ders çalışma ortamı nasıl olmalı? Nasıl bir ortamda çalışırsa derslerine daha kolay odaklanır, daha uzun süre verimli ders çalışabilir?

 

Ders çalıştığı masada dikkatini dağıtacak materyaller olmayacak. Masanın üzeri, hatta görüş alanı sade olmalı. Bebeklik fotoğrafı, aile fotoğrafı, Ben10 kalemlik, Winx çerçeve, posterler görüş alanından kaldırılmalı.

Çalışma masasında bilgisayar, laptop, cep telefonu, tablet gibi cazip teknolojik aletler olmamalı. Çocukların kafasını dağıtmaya birebirdir bunlar. Eğer bilgisayar için başka şansınız yoksa en azından üzerini çocuğun ilgisini çekmeyecek bir örtü/çarşaf/battaniye ile örtmelisiniz.

Çocuğunuz çalışma masasında otururken yatağı görmemeli. En ideali yatak odasıyla çalışma odasının ayrı olması. Ancak herkesin evi çok büyük değil. Olsun, buna da çözüm var. Yatak, çalışma masasının arkasında kalırsa, çocuğunuzun görüş alanında olmazsa bu da yeterli olur. Ders çalışırken sürekli yatağını gören bir çocuk farkında olmadan etkilenir, ya uyumak ister ya da erkenden yorulduğunu hisseder.

Çocukların en sevdiği şey olsa da çalışma masasında bir şeyler yemek doğru değil. Derse odaklanamaz. İçecek içilebilir, ama ders çalışırken yeme alışkanlığı varsa çocuğunuzun, bundan vazgeçirmenizi öneririm.

Bizlerin sağlaması gereken bir diğer durumda çalışma ortamının uygun ısıda, aydınlık, havalandırılmış, temiz ve sessiz olması. Televizyonun açık olduğu ortamda ders çalışılmaması gerektiğini belirtmeme gerek yok sanırım:)

Çocuğunuz hangi dersi çalışıyorsa masasında yalnızca o dersin kitabı, defteri ve varsa materyalleri olmalı. Çalışmadığı derslerin kitapları dikkatini dağıtmaktan başka bir işe yaramaz. Ben bütün kitaplarımı üst üste koyardım, onlar orada durunca çok büyük iş yaptığımı zannederdim. Oysaki ben Türkçe çalışırken beynim “eyvah fizikten yandım” diye düşünüyormuş da haberim olmuyormuş.

Son olarak, çocuğumuz hiç kalmadan 30-40 dakikada masasında oturabilmeli. “Oturmuyorsa ne yapacağım” diye dertlenir anneler, babalar. Her gün biraz biraz süreyi uzatabilirsiniz. Bugün 10 dakika oturmuşsa onu takdir edin, ertesi gün 15 dakika oturmasını sağlayın. Süreyi bu şekilde uzatın. Bir de derse oturmadan önce tuvalet, yeme, içme ihtiyaçlarını gidersin. Size o günle ilgili anlatmak istediklerini anlatsın, onu dinleyin. Tüm bu ihtiyaçlar giderildikten sonra masadan kalma bahanelerini minimuma indirmiş olacaksınız.

Hamileliğimizden itibaren çok fazla konuda araştırıyoruz, öğreniyoruz. Ama benim kendimce bir gözlemim var. Çocuklar biraz büyüyüp derdini anlatabilir hale geldikten sonra pek çok anne baba o ilk dönemdeki “araştırmacı” özelliğini rafa kaldırıyor. Oysaki öğrencilik o kadar önemli ki. Katı gıdaya geçiş, bezden kurtulma, emzik bıraktırma, bütün bunlar ne kadar önemliyse öğrencilik dönemi konuları da o kadar önemli. Bu konudaki seminer videomu da izlemek isterseniz link burada: https://youtu.be/Stsu0cLcGc0 izleyebilirsiniz.

Araştırma, öğrenme merakınızı hiç yitirmemeniz dileğiyle…